Sansürün Ters Tepkisi: Streisand Etkisi

İnsanın doğasında olan yasaklanan ve baskılanana ulaşma dürtüsü gereği; insan, o yasaklananın ne olduğunu daha çok merak ediyor, daha çok öğrenmek istiyor. Bu nedenle istenilen yasak ne kadar engellenmeye çalışılırsa çalışılsın bir türlü ulaşmanın yolunu buluyor. Kitle iletişim araçlarında bulunan içeriğin sansürlenmesi veya kaldırılmaya çalışılması esnasında içeriğin daha çok ilgi çekme durumu, bu olayın en yaygın örneği olan Barbara Streisand’in soyadı ile özdeşleşmiştir.


Streisand Etkisi, ismini nereden alıyor?

Olaya adını veren vaka şu şekilde gerçekleşti: 2003 senesinde Kenneth Adelman, hükümeti erozyon konusunda bilinçlendirmek için Amerika’nın batı kıyısının havadan 12.000 fotoğrafını çekerek kamuya açık bir internet sitesinde yayınlar. Fotoğraflardan birisinde gözüken malikanenin sahibi olan Amerikalı şarkıcı Barbara Streisand “özel hayatının gizliliğine” istinade fotoğrafçı Kenneth Adelman’a 50 milyon dolarlık dava açar.

Asıl olay ise burada patlak verir. Barbara Streisand davayı açmadan önce bahsi geçen fotoğraf siteden sadece 6 kez indirilir (iki tanesi Barbara’nın avukatına ait). Sonrasında ise kamuoyunda müthiş etki uyandıran bu fotoğrafın, sitede 400 binin üzerinde indirilme sayısına ulaştığı görülür. Olay bununla sınırlı kalmaz ve dava sonuçlandığında Barbara Streisand açtığı davayı kaybeder ve Kenneth Adelman’a 155 bin dolar değerinde ücret ödemek zorunda kalır. Fotoğraflar her ne kadar kaldırılmış olsa da bir şekilde yedeklenerek insanlar tarafından paylaşılır ve sonu gelmez bir şekilde yayılır.

Güney Afrika’da ise bu olayın bir benzeri hükümet kanadında oluştu. Güney Afrika yönetiminde oluşan yolsuzlukların anlatıldığı 2017 basım bir kitap, dönemin hükümeti tarafından yasaklanacağı açıklandı. Satışı çok fazla olmayan bu kitap, sansür uygulamasının duyurulması neticesinde en çok satanlar listesine girerek daha fazla baskı yaptı.


Bu olayın benzeri Türkiye’de de yaşandı.

Bahsi geçen etkinin bir benzeri ise; ülkemizde 2014 yılında, dönemin başbakanı Recep Tayip Erdoğan’ın Twitter’ı kapatmaya yönelik söylemlerinden sonra Twitter’a erişim engeli getirildi. Bu engel, insanlarda siteye girişlerini azaltmasının aksine arttırdı ve kullanıcı sayısı, ardından da tweet sayısı konusunda hatırı sayılır bir yükselişle karşılaşıldı. Sonucunda, yasak aynı yıl içinde kaldırılarak erişim serbest haline geldi.


Yasak Meyve Teorisi

Yasak Meyve Teorisinde (The Forbidden Theory) ise, semavi dinlerin kaynaklarında geçen ilk insanın yer aldığı ve cennetten kovulmalarına yol açan yasak elmaya erişme, teoriye adını vermiştir. Bu teorinin, insanın içinde olan ‘yasak olanı arzulama’ eğilimini temellendirdiği ve tarih boyunca insanın içinde bu güdünün gerek dini metinlerde, gerek diğer söylencelerde karşılaşılan bir kavram olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, Streisand Etkisi’ni başlatan içerik engeli ile Yasak Meyve Teorisi’nin alt başlığı olan yasak meyve birbirlerine benzerlik gösterir. Böylece Streisand Etkisi, Yasak Meyve Teorisinin iletişim ve medyadaki karşılığı olarak söylenebilir.

Yazımızda kitle iletişim araçları ile insanın güdüleri arasında pozitif bir bağ kurulduğu sonucuna ulaşılır. Birincil güdüler arasında olan merak güdüsü, doyuma ulaştırılmak için çaba sarf etmelidir. Bu çaba sonucunda, medyadaki içerik engellemesi esnasında bireylerdeki merak güdüsü artışta olduğundan dolayı Streisand Etkisi’nin ortaya çıktığı söylenebilir.

Yazar hakkında

Abdurrahman Çetin

2 İçerik

Ben Abdurrahman Çetin, Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık programı öğrencisiyim. Psikoloji bilimini anlaşılır kılmak ve siz değerli okurlarımıza sunmak adına yazı ve araştırmalarımı paylaşıyorum. Benimle iletişime geçmek için aşağıdaki sosyal medya butonlarını kullanabilirsiniz.
Yazarın tüm içeriklerini görüntüle