Reklamlardan Gerçekten Etkilenir miyiz?

Reklamlar, ürün veya hizmeti; insanları kullanmaya ya da satın almaya teşvik etme amaçlı yapılan çalışmalardır. Reklamlarla, günümüzde sıklıkla televizyonlarda, internette ve dışarıda karşılaşırız. Ancak bir soru merak edilesidir: Reklamlar gerçekten amacına ulaşıyor mu?

Bu sorunun cevabına geçmeden önce gelin sıradan bir insanın vereceği olası yanıta bakalım. “Benim üzerimde işe yaramıyor.” Çoğu insan reklamların kendisini etkilemediğini ancak diğer insanları etkilediğini düşünür. Çoğu insana göre bu yüzden reklamlar gereksizdir.

Ancak araştırmalar bunun tersini söylüyor. “Kablo TV Pazar Araştırma Testleri” olarak adlandırılan reklamcıların, TV şirketlerinin ve marketlerin ortaklaşa çalışma yürüttüğü bir deneyde rastgele seçilmiş olan bir izleyici grubuna hedef reklam izlettirilmiştir. Daha sonra seçilen izleyici grubuna onların fark etmeyeceği özel banka kartları verilerek yaptıkları alışverişler izlenmiştir. Ve görülmüştür ki reklamı yapılan ve özellikle yeni çıkan ürünler diğer ürünlere göre daha çok tercih edilmiştir.
Bununla birlikte reklamcılık sanıldığından daha büyük bir alandır. İçinde çeşit çeşit reklam türleri barındırır. Her ürün için, her tüketici kitle için, her amaç için farklı reklam türleri vardır. Biz burada sadece bir tanesine örnek vereceğiz ve reklamların işe yararlığı hakkında daha çok bilgi sahibi olacağız. Bu örneğimiz bir kola firması olacak. Hepimizin bildiği bir kola şirketi reklam yaparken kolalarının içeriğinden, kolalarının ne kadar sattığından ya da kolalarının niteliğinden bahsetmez. Bunun yerine reklamlarında genellikle genç ve iyi görünümlü kadın ve erkekleri oynatır. Reklamlarından genellikle mevsim yazdır, coşku, sahil, sıcak ve deniz vurgusu vardır. Yine genellikle kolaları içen kişiler huzura, rahatlığa kavuşmakla kalmaz aynı zamanda da karşı cinsin ilgisini çekmeyi başarır. Bu ilgi de masum nitelikli bir ilgiden çok, cinsel nitelikler taşır. Yapılan tüm vurgular dikkate alındığında, reklam izleyicisinin cinsel dürtülerinin uyanması son derece doğal ve amaçlanan bir şeydir. Kola tüketenlerin yaş kitlesinin de büyük oranda gençlerden oluşması markanın başarılı reklamlar yaptığını göstermektedir.

Şimdi ise reklamcılıkta farklı bir boyut olan eşikaltı (bilinçaltı) mesaj içeren bir reklamdan bahsedeceğiz. 2000 yılında ABD’de de başkanlık seçimlerinde George Bush ve Al Gore yarışıyordu. İki taraf da sürekli olarak kendini öven ve rakibini yeren reklamlar yayınlıyordu. Bu kısım elbette ki doğal karşılanmalı. Ancak burada doğal olmayan bir şey vardı. O da şuydu: Bush’un rakibini yermek için hazırlattığı reklamda rakip olan Al Gore’den bahsedilirken o esnada da saniyenin otuzda biri kadar bir süre boyunca reklamda “SIÇANLAR” kelimesi yanıp sönüyordu. Bu, normalde bir insanın algı eşiğinin altında kalan yani algılayamadığı bir süreydi. Bu yüzden bu reklam çeşitleri “eşikaltı reklam” olarak isimlendirildi. Bu arada, bu reklamda kullanılan teknik elbette ki Bush’un reklam kampanyasını yürütenler tarafından reddedildi. :)Bu olay, bu konuda sadece bir örnektir. Bir sinema filminde aynı teknikle yapılan “CocaCola için” ve “patlamış mısır yiyin” örnekleri de bu reklamların işe yaradığını kanıtlamıştır.

Yazar hakkında

Mehmet Can Kocaman

35 İçerik

Merhaba, ben Mehmet Can Kocaman. Bingöl Üniversitesi Psikoloji programı öğrencisiyim. Psikolojiye olan ilgimden dolayı kurduğum Anlaşılır Psikoloji'de anlaşılır bir dille araştırmalarımı ve kişisel yazılarımı paylaşıyorum. Benimle iletişime geçmek için sitenin iletişim kısmını veya mail adresimi kullanabilirsiniz. mail: [email protected]
Yazarın tüm içeriklerini görüntüle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.