Maddi Durumumuz ve Zekâmız Birbiriyle Nasıl İlişkilidir?

Maddi durum ve zekâ arasındaki ilişkiyi incelememiş olan birisi şüphesiz bu ikilinin birbirleriyle bağlantılı olabileceğini aklına bile getirmez. Görünürde birbirleriyle çok uzak duran maddi durum ve zekâ, gerçekte sanıldığı kadar uzak değildir. Hadi gelin, bunun neden böyle olduğunu açıklamaya çalışalım.

Literatürde “zekâ”nın çok çeşitli tanımlamaları olsa da biz burada, bunlardan en yaygın ve anlaşılır olanını kabul edeceğiz ve yazımızda zekâdan bahsederken alt paragrafta tanımı verilen zekâyı kastedeceğiz.

Zekâ, düşünme ve akıl yürütme sayesinde problemleri çözebilme becerisidir.

Maddi gelirin düşük oluşu yani yoksulluk, çocukların üzerinde ciddi etkileri olan bir durumdur. Yoksulluk çeken ailelerdeki çocukların öğrenme becerileri yeterince gelişemez. Bunun başlıca sebepleri yoksul ailelerin, çocuklarını; iyi eğitim veren kurumlara gönderememesi, yeterli eğitim malzemelerinin alınamaması, gezilere çıkaramaması gibi parasal sebeplerden kaynaklanır. Hatta yalnızca bunlar değil, çocuğun maddi sebepler yüzünden iyi beslenememesi ya da alt seviye bir bölgede yaşadığı için çevresinde suç ve şiddete tanık olması da onun öğrenme fonksiyonlarını olumsuz anlamda etkiler.


Peki öğrenme fonksiyonlarının etkilenmesi neyi değiştirir?

Bu sorunun yanıtı önemlidir çünkü bizi doğrudan asıl ele aldığımız şeye, yani zekâ ve maddi durum arasındaki ilişkiye götürür. Öğrenme fonksiyonları direkt olarak zekâyla ilişkilidir. Zekânın neredeyse yarısının kalıtsal olarak yani genetik, yarısının da çevreyle gelişen bir olgu olduğu birçok bilim insanı tarafından kabul görmektedir. Çevreyle ilgili olan kısmın çok büyük bir bölümü çocuklukta gelişir. Çocuğun eğitimi ve çocuğu uyaran şeyler (oyuncak, boyama kitabı, bisiklete binmek gibi) ne kadar fazla olursa çocuğun zekâ gelişimi de o kadar artacaktır. Dolayısıyla, maddi geliri düşük ailelerde çocuğun eğitiminden beslenmesine, uyaranlarına, yetiştiği ortama kadar birçok şey olumsuz anlamda farklılık gösterecek ve bu çocukların zekâlarını en hızlı geliştiği dönem olan çocukluk döneminde, zekâ gelişimleri yavaş olacaktır. Doğal olarak bu çocuklar yetişkin bireyler haline geldiklerinde çocukluktaki maddi gelir düşüklüğünden dolayı yeterince zeki olamayacaklardır.

Gelir düzeyi daha iyi olan bölgelerde okuyan öğrencilere kıyasla, gelir düzeyi düşük olan bölgelerde okuyan öğrencilerin sınav başarıları, lise/üniversite okuma oranları ve mezuniyet oranları da ciddi anlamda düşüktür. Bu durumun temel sebeplerinden birkaçı; maddi geliri düşük olan bölgelerdeki okulların öğrencilere yeterli materyal sunamaması ve okullarda yeterince öğrenme alanı olmaması gibi diğer düşük imkanlardan kaynaklanır. Bu da, öğrencilerin eğitimsel anlamda desteklenememesine neden olur.


Maddi geliri sonradan iyileştirilen çocuklar zekâ veya farklı yönleriyle gelişebilirler mi?

Araştırmacılar, maddi gelir düzeyi düşük olan ailelere yardım yapılmasının ya da okulların imkanlarının geliştirilmesinin çocukların öğrenme fonksiyonları üzerindeki etkisini merak etmiş ve bu konuda bir çalışma yapmışlardır. Yapılan çalışma şu şekilde olmuştur: 6-10 yaş arasında olan yoksul çocuklar ve ailelerinden oluşan insanlar iki gruba ayrılmıştır. İlk gruba herhangi bir destek sağlanmamış sadece gözlem yapılmıştır. İkinci gruptaki ailelere ise maddi yardım yapılmış, işsiz ebeveynlerin iş bulması sağlanmış, sağlık güvencesi verilmiştir. Bu destekler üç yıl boyunca sürmüştür. Üç yıl dolduğunda ise destekler kesilmiş ve sonuçlar incelenmiştir. Sonuçlar beklenildiği gibi olmuştur; ikinci gruptaki yani destek alan ailelerdeki çocuklar birinci gruba yani destek almayan ailelerdeki çocuklara göre okul performansında ciddi anlamda öne geçmiş, daha az özel eğitime ihtiyaç duymuş, akranları ile daha pozitif ilişkiler gerçekleştirmiş, daha yüksek öz saygı geliştirmiş ve ders dışı etkinliklere daha çok ilgi duymuşlardır. Hem okul dersleriyle ilgili durumları hem de ders dışı etkinliklerdeki tutumları bu çocukların öğrenme fonksiyonlarının ciddi anlamda geliştiğini göstermektedir. Tüm bu sonuçlar bize şu yanıtı vermektedir: maddi durum çocuk gelişiminde çok büyük öneme sahiptir. Çocuğun özellikle bilişsel gelişimi (zekâ) ve sosyal yaşama uyum sağlayabilmesi açısından ciddi etkilere neden olur.

Yazar hakkında

Mehmet Can Kocaman

32 İçerik

Merhaba, ben Mehmet Can Kocaman. Bingöl Üniversitesi Psikoloji programı öğrencisiyim. Psikolojiye olan ilgimden dolayı kurduğum Anlaşılır Psikoloji'de anlaşılır bir dille araştırmalarımı ve kişisel yazılarımı paylaşıyorum. Benimle iletişime geçmek için sitenin iletişim kısmını veya mail adresimi kullanabilirsiniz. mail: [email protected]
Yazarın tüm içeriklerini görüntüle