İyi Giyinmek Öz Güveni Etkiler mi?

Eğer daha önce öz güvenin nasıl geliştireceği hakkında bir yazı okumuşsanız muhtemelen güzel görünmenin öz güveni geliştirme konusunda bir etkisi olduğunu söyleyenleri fark etmişsinizdir. Elbette ki güzel görünmek yalnızca iyi giyinmeyi kapsamayacaktır. Ancak biz biraz daha detaya inmek için iyi giyinmek ve öz güven arasındaki ilişkiyi ele alacağız.

Öz güven nedir?

Öncelikle ana başlıkta kullandığımız kelimeleri doğru tanımamız gerekir ki konuyu doğru bir bir şekilde inceleme fırsatını yakalayabilelim. Öz güven, TDK tarafından “kişinin kendine güvenme duygusu” olarak tanımlanıyor. Biz de burada, öz güveni bu tanım çevresinde ele alacağız. Açıklamamız gereken bir diğer şey ise iyi giyinmek. Şüphesiz, iyinin ve iyi giyinmenin kişiden kişiye değişebileceğini, nesnel bir tanım olmayacağını iddia edebiliriz. Zaten burada iyi giyinmekten bahsederken bunu göz ardı etmeyeceğiz. Hatta bazılarımızın düşündüğü gibi iyi giyinmeyi “pahalı ürünler satan kıyafet mağazalarından satın alınmış giysiler” olarak da ifade etmeyeceğiz. Bizim kastettiğimiz iyi giyinme, kişinin; giydiği kıyafetlerden memnun olmasını, giydiği kıyafetler yüzünden kendini kötü hissetmemesini sağlaması olacaktır. Bunu daha iyi açıklamak için şöyle bir örnek verebiliriz: Siyah pantolonu kullana kullana ağardığı için kötü göründüğünü düşünen ancak maddi sebeplerden dolayı yeni bir pantolon alamayan adam iyi giyinmemektedir. Ya da sportif bir etkinliğe giderken, arkadaşları uygun spor kıyafetler giyerken kendisi bunu düşünememiş ve spora uygun kıyafetler giymemiş bir kadın halinden memnun değildir ve yine o da iyi giyinmemiştir. Biz, iyi giyinme kavramını bu şekilde  tanımlayacağız ve yazının ilerleyen kısımlarında iyi giyinmek derken bunu kastedeceğiz.

Konuya artık girebiliriz. Başlarda detaya inmek için öz güven konusunda özellikle iyi giyinmekten bahsedeceğimizi söyledik. Ancak şimdi daha geniş bir pencereden bakmak zorundayız. Daha geniş bir pencereden bakarsak şunları görebiliriz. Yalnızca iyi giyinmek değil, iyi giyinmekle birlikte, yüzümüz saçlarımız, vücut şeklimiz (bunun içine boy ve kilo da dahil) de iyi görünmemiz konusunda bizi etkileyen şeylerdir. Yani bütün bunlar temelinde öz güven ile aralarındaki ilişki bakımından iyi giyinmekten farklı değillerdir. Hatta bu konuyu daha da derinleştirecek olursak yalnızca fiziksel görünüşümüzün değil; bilgi birikimimizin, kitap, sinema, TV, din, tarih gibi birçok alandaki yetkinliğimizin de öz güvenle arasında bir ilişki olduğunu düşünebiliriz.  Fakat bu ilişkinin yönünü ve boyutunu kestirmek kolay olmayacaktır.

İyi giyinmek ve öz güven ilişkisine bir örnek

Gelin bunu bir örnek vererek daha iyi anlamaya çalışalım. Kendinizi birazdan iş görüşmesine gidecek biri olarak hayal edin. Birkaç saattir hazırlığınızı yapıyorsunuz ve artık zaman azaldı, evden çıkıp bir taksiye biniyorsunuz. Taksi şoförü ile sohbet ederken taksi şoförü sizin bir iş görüşmesine gittiğinizden haberdar oluyor. Ancak bu durum bir sorunun ortaya çıkışına neden oluyor. Taksi şoförü iş görüşmesine resmi bir kıyafetle gidilmesi gerektiğinden size bahsediyor. Fakat sizin böyle bir şeyden hiç haberiniz yok ve siz günlük bir kıyafet giymişsiniz. Taksi şoförünün uyarısından sonra bu mesele aklınıza öylesine takılıyor ve sizi öylesine kötü hissettiriyor ki, üzerinizdeki “yanlış bir şey yapmış olma” fikri yüzünden iş görüşmeniz beklediğinizden daha olumsuz geçiyor. Peki biraz düşünelim şimdi; sizin iş görüşmesindeyken kendinizi kötü hissetmeniz giydiğiniz kıyafetten dolayı mıydı yoksa giydiğiniz kıyafetin diğer insanlar tarafından yanlış olarak nitelendirilmesinden mi? Bu soru, iyi giyinmenin ne olduğuna bizce cevap veriyor.

Diğer bir örneğimiz ise aynı örneğin farklı bir kişi üzerinde olduğu durumu kapsasın. Bu sefer siz değil, bir başkası bir iş görüşmesine gidiyor. Sizle aynı şeyleri yapıyor ve taksi şoförü tarafından aynı yanıtı alıyor. “İş görüşmesine resmi bir kıyafetle gidilir.” Fakat iş mülakatına gidecek kişi ise “Evet, bunu biliyorum. Genellikle öyle yapılır ancak ben günlük kıyafetler giymeyi tercih ediyorum.” cevabını veriyor. Kendine her zamanki düzeyde güvenerek iş görüşmesine gidiyor ve iş görüşmesi beklediği düzeyde geçiyor. Şimdi tekrar düşünelim ve şu soruyu soralım; bu kişinin az önceki örnekteki kişiden yani sizden farkı nedir? Aynı durum nasıl oldu da iki farklı sonuç doğurdu?

Bu örnek bize şunu rahatlıkla söyleyebilir: Özellikle giysi firmalarının reklamlarına ve pazarlama stratejilerine inanmayın! Öz güven tek değil çok boyutludur. Ve her öz güven kişiye özeldir. Öz güveni belirleyen şey her zaman kendimizizdir. Ve şu cümleyle konuyu özetlemek istiyorum: İyi giyinmek aslında öz güvenimizi geliştirmez, eksik olan öz güvenimizi geçici bir süreliğine gizlememizi sağlar.

Yazar hakkında

Mehmet Can Kocaman

31 İçerik

Merhaba, ben Mehmet Can Kocaman. Bingöl Üniversitesi Psikoloji programı öğrencisiyim. Psikolojiye olan ilgimden dolayı kurduğum Anlaşılır Psikoloji'de anlaşılır bir dille araştırmalarımı ve kişisel yazılarımı paylaşıyorum. Benimle iletişime geçmek için sitenin iletişim kısmını veya mail adresimi kullanabilirsiniz. mail: [email protected]
Yazarın tüm içeriklerini görüntüle

Yorum yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmiştir.